Gelişim ve Demokrasi Partisi Bursa İl Teşkilatı olarak, Bursa EYT Derneği Genel Kurulu’na katıldık.

EYT MAĞDURLARI

Sayın Dernek Yöneticileri
Divan Kurulu
Siyasi Partilerin İl Başkanları
Değerli Basın Emekçileri
Çok Değerli EYT Mağdurları

Hepinizi en içten sevgi ve saygılarımla selamlıyorum.

Hep söylenir: Emek kutsaldır. Emek en yüce değerdir, diye. Evet! Emek kutsaldır. Emek en yüce değerdir. Sizler, yani EYT ‘liler, pek çok ış kolunda emek verdiniz, değer ürettiniz. Yerelde Bursa, genelde tüm ülkeye artı değer kattınız.

Tulum giydiniz, önlük giydiniz, yönetici oldunuz. Bir yandan üretime katkı yaparken öte yandan prim ödediniz. Ekonomiye katkı yaptınız.

Ne için? Bugünler için mi? Mağdur olmak için mi? Elbette hayır! Emekliliği rahat yaşamak, huzur ve refah içinde yaşamak istediniz. Ama olmadı. Bu kadarcık hakkı çok gördüler. Bunca emeğinizi yok saydılar. Sizleri mağdur ettiler. Yeniden çalısmak ya da kıt kanaat geçinmek zorunda bıraktılar.

Bugün burada gasp edilen haklarınızı aramak için toplandınız. Hak arama mücadelesi için bir araya geldiniz.

İktidar partisi ile onun ortağı sizi mağdur etti. Burada, sizin yanınızda olan tüm siyasi partilerin il başkanları, sizi anlıyor ve size destek veriyor.

Ben sizlere bir taahhütnameden bir sözleşmeden söz edeceğim. 13 Nisan 2021 de Kartal 12. Noterliğinde imzalanan bir sözleşme. Bir seçim vaadinden öte somut, gerçekçi ve çözüm üreten bir taahhütname.

İmzalayan Gelişim ve Demokrası Partisi Genel Başkanı Özlem Ağırman. 14 maddeden oluşan bu sözleşmenin birkaç maddesini okuyayım;

1- İlk ve en önemli maddesi; 1999 yılında çıkarılan bu yasa, geriye doğru işletilerek emeklilikleri engellenen tüm EYT magdurları işe girdiği koşullarda emekli edilecek,

2- ABO katsayısı 2000 yılı öncesine çekilerek emeklilerimize daha iyi yaşam koşulları sağlanacak, Asgari ücretten daha az ücret olmayacak

3- Asgari ücretten vergi alınmayacak

Görüldüğü gibi sizin sorunlarınızı çözmeye biz talibiz. Sorunlarınızın en kısa sürede çözülmesini dileyerek hepinizi selamlıyorum. Demokratik bir kongre olmasını diliyorum.

 

Zeki BAŞTÜRK
GDP Bursa İl Başkanı

 1,024 toplam okunma

GDP nin dernek ve sivil toplum kuruluşlarına bakış açısı.

Ülkemizde dernekler ve STK lara üye sayısı oldukça düşüktür. Buna sendikaları da eklememiz gerekir. Baskıcı iktidarların korkuttuğu bireyler üye olduklarında işlerini kaybedeceklerini, hapse gireceklerini düşünüyorlar.

 

Türkiye’de bireyler sivil toplum kuruluşlarını demokrasinin önemli öğesi olarak görmeyip, çıkar kuruluşları olarak görüyorlar. Dernekler daha çok kumar vb faaliyeti gizlemek için kuruluyor ülkemizde. 100 bin kurulu derneğin ancak 3000 civarı aktif ve %95 i kumar vb amaçlı.

 

Derneklerin bir kuruluş amacı da, demokratik faaliyetlerin yasaklanması nedeniyle siyasi örgütlerin derneklere yönelmesidir. Pek çok dernek asıl amacı farklı olan siyasi gruplarca kurulup yönetiliyor. Bu da sivil toplum kuruluşlarına karşı halkın güvenini kaybettiriyor. 

 

İktidarların, devletin bekası yalanıyla STK’lar üzerinde sıkı kontrolü var.

STK’ların devletle bağımlı bir ilişkisinin olması, vatandaşların da STK’lar ile ilgili olumsuz düşüncelere sahip olmasına ve dolayısıyla STK’lara üye olma konusunda bir isteksizlik yaşamasına yol açıyor.

 

 

GDP olarak STK ları, sendikaları demokrasinin rengi, gereği, olmazsa olmazları olarak düşünüyoruz. AKP 19 yıldır kendince tehlikeli olacak bütün alanlarda, STK ları kontrolüne aldı ya da doğrudan kendisi STK ları kurdurdu.

Vakıfları da zenginleşme aracı haline getirdi.

 

GDP güçlü sivil toplumu demokrasi için çok önemli görüyor.

Derneklerin siyasi partilerden, iktidardan ve devletin kuruluşlarından bağımsız olması gerektiğini düşünüyoruz. Hem iktidarın hem muhalefetin kendi kontrolünden dernekler kurdurmasına, içlerine girmesine karşıyız.

 

Sivil toplum örgütleri, amaçlarına da bağlı olarak bütün siyasi partilere mesafeli olmalıdır.

CHP, İyi Parti ve AKP derneklerle, sendikalarla, odalarla ilişkilerini demokrasiye uygun kurmalıdır. Yönetimlerine adam sokmaktan, işbirlikleri karşılığı vekil yapmaktan vazgeçmeliler.

 

Türkiye’de devlet, STK’lar üzerinde sıkı bir denetim mekanizması kurdu. Farklı dönem iktidarların ideolojisine bağlı olarak bazı STK’lar kapatıldı,  çeşitli cezalara maruz kaldılar.  Bir takım STK’lar devletçe desteklenirken diğerleri destekten yoksun bırakılmıştır. Bunu yanlış buluyoruz.

 

Siyasi partiler, dernekler ve hükümete çağrımızdır.

– Ellerinizi derneklerden çekin,

– Onları kullanmak için aralarına girmeyin,

– Korkutmak için cezalandırmayın,

– Onların yöneticilerini meclise vekil taşımayın.

– STK lar da erke karşı bağımsız, eleştirel kalsınlar.

 

GDP, demokrasiye inancı gereği,

Halkın örgütlenme özgürlüğüne saygılıdır. Dernek, STK ve sendikalar da amaçları doğrultusunda, temsil ettikleri kitleye karşı, sadece amaçlarını gerçekleştirmekten sorumludurlar.  Hükümete, partilerle, amaçlarını gerçekleştirmek için mesafeli iletişim kurup mücadele etmeliler.

 

Özlem Ağırman

GDP Genel Başkanı

“Yarının Kadın İktidarı”

 5,542 toplam okunma,  1 bugün okunma